Ara
  • Okul Aktif

İşyerinde Kaydedilen Video Kayıtlarının ´´Kişisel Verilerin Korunması´´ ilkesi uyarınca delil olarak

En son güncellendiği tarih: 24 Nis 2019


Kişisel Hakların Korunması

Medeni yargılama içerisindeki delil sunma prosedürüne ilişkin kurallar göstermektedir ki; deliller, olayların durumunu belirlemeye yaradığı sürece; hangi şekilde olursa olsun, kullanılabilirler. Ancak işyerinde bulunan güvenlik kameralarınca yapılan video kayıtları yalnızca belirli şartların varlığı halinde; özellikle gizliliğin korunması, kişisel haklar ve kişisel bilgilere ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırı olarak kaydedilmediği sürece delil olarak kabul edilebilir.


Yüksek Mahkeme de bir kararında şu şekilde hükme varmıştır: ´´Sunulan delillerin kabul edilebilirliği daima her bir somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir´´


Bunun da ötesinde, işyerinde çalışanlara ilişkin yapılan kamera kayıtlarının işverenin kişisel veri işleyicisi olarak sahip olduğu yükümlülükleri ile ilgili belirleyici özellikleri üzerinde durmak isteriz.


Kayıtları gerçekleştiren yönetimin yasal yükümlülükleri


CGüvenlik kamerası kayıt sistemi, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre kişisel veri işleyen özne olarak nitelendirilir. Kaydın amacı ise, işyerinde gerçekleşmesi olası -özellikle hırsızlığın tespit edilmesi gibi- birtakım eylemlerin teşhis edilmesidir.


Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca güvenlik kamerası kayıtları -ister görüntü ister ses kaydı veya bunların birleşimi olsun- eğer kaydedilen kişinin kimliği bu kayıtlara dayanarak doğrudan ya da dolaylı olarak teşhis edilebiliyorsa ´´kişisel veri´´ olarak nitelendirilir. Bazı kayıtlar, ancak aşağıda belirtilen koşullara uymaları halinde yargılama safhasında yasal delil olarak kullanılabilir: 1) Güvenlik kamerası kayıtları, bireylerin özel hayatın gizliliğini ciddi şekilde ihlal etmiyorsa, 2) Güvenlik kamerası sisteminin kullanım amacı yeterli bir şekilde belirtilmelidir, bu amaçlar şirketin önemli ve yasalarca korunan menfaatlerinin korunması olabilir, genellikle mülkiyetin hırsızlığa karşı korunması gibi. 3) Kamera kayıtlarının yalnızca gerekli olan bir zaman dilimi için sürdürülmesi 4) Kayıt işlemini gerçekleştiren yönetici; örneğin işveren, görüntü kayıt sisteminden etkilenen kişileri usulüne uygun bir şekilde bilgilendirmelidir. Güvenlik kamerası sisteminin uygulandığı odalara işaret koyulması bir örnek teşkil edebilir (Bu yükümlülük işverenler için İş Kanunu ile açıkça getirilmiştir.) 5) Güvenlik kamerası sistemi ile görüntüleri kaydedilen her bir kişinin bilgilere erişme ve bu bilgilerin işlenmesine itiraz etmek gibi hakları olmalıdır. 6) Güvenlik kamerası sistemini işletmenin en önemli şartı ise, söz konusu sistemin Kişisel Verilerin Korunması Ofisi’ne tescil ettirilmiş olmasıdır.


Medeni Hukuk ilişkileri kapsamında, bireylerin eylemlerinin kişinin özel hayatına ilişkin olmadığı durumlarda Gizliliğin Korunması İlkesine başvurulamaz; bu demektir ki bu gibi durumlarda görüntülerin kaydedilmesi için çalışanın rızasının alınması gerekli değildir.Diğer yandan, kişinin özel hayatına ilişkin eylemleri delil olarak nitelendirilemez. Yüksek Mahkeme de kararlarında, kişilerin işyerlerinde görevlerini ifa ederken, ticari etkinlikleri sırasında veya diğer kamusal etkinlik sırasında kaydedilen konuşmaları ve video kayıtları genel itibariyle kişinin özel hayatına ilişkin eylemler olarak değerlendirilmez, bu nedenle bu kayıtlar medeni yargılamada delil olarak kabul edilebilir.


İşverenin işyerinde kayıt özelliği olmayan bir güvenlik kamera sistemi kurmaya karar vermesi durumunda; online izleme durumunda dahi, görüntülenen kişilerin özel hayatlarının gizliliği ve aile hayatları gibi İnsan Hakları ve Temel Hakların Korunması’na İlişkin Konvansiyon, Temel Hak ve Özgürlüklere Iliskin Sözleşme ve Medeni Kanun’da belirtilen haklara saygı gösterilmesi gerektiğini aklından çıkarmamalıdır.


“Gizli Güvenlik Kamera Sistemleri”nin durumu ise kısmen farklıdır. Unutulmamalıdır ki, bu tür izleme yalnızca ortada çok ciddi bir sebebin var olması durumunda kabul edilebilir. Hayatın veya sağlığın korunması veya belirli koşullar dahilinde, mülkiyetin korunması bu şartlar arasında sayılabilir. Ancak, işveren sebepsiz bir şekilde çalışanların özel ve kişisel hayatlarına müdahale edemez; örneğin kabinlerde, tuvaletlerde veya bunlara benzer yerlerde çalışanları izleyemez. İşverenin gizli güvenlik kamera sistemi kurması için yukarıda belirtildiği gibi önemli sebepleri var olması halinde, işveren çalışanlarını izlemenin kapsamı ve performansı ile ilgili olarak ve doğrudan bilgilendirme yükümlülüğü altındadır. .



Kişise Verilerin Korunması Eğitimi







0 görüntüleme

©2019 Teknoloq.com Tüm hakları saklıdır.